Trabzon Kömür Sektörü Temsilcileri, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin kömür depolarının faaliyetlerine ilişkin yaptığı kamuoyu açıklamasına yazılı bir basın bildirisiyle yanıt verdi. Çevre ve insan sağlığı tedbirlerine karşı olmadıklarını vurgulayan sektör temsilcileri, belediyenin açıklamalarının gerçeği eksik ve tek taraflı yansıttığını belirterek somut rapor ve verilerin açıklanmasını talep etti.
Belediye açıklamasında yer alan iddialara 8 maddede yanıt veren kömür sektörü temsilcileri; "Biz kapatılmak değil, dinlenilmek istiyoruz. Taşınmak değil, mevcut alanlarda çözüm üretmek istiyoruz" çağrısında bulundu.
"Sürekli Şikâyet" İddiasına Somut Kayıt Talebi
Belediyenin “yıllardır sürekli şikâyet vardı” ifadesine karşılık temsilciler, resmi kayıtların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Açıklamada; kaç şikâyet yapıldığı, bu şikâyetlerin hangilerinin haklı bulunduğu ve ceza uygulanıp uygulanmadığına dair şeffaf veri sunulması talep edildi.
"İnsan Sağlığını Tehdit Ediyor" İddiasına Bilimsel Rapor Çağrısı
Sektör temsilcileri, faaliyetlerin durdurulma gerekçelerinden biri olarak gösterilen “insan sağlığını tehdit etme” ifadesinin ağır bir iddia olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Hangi bilimsel çalışma, ölçüm veya resmi rapor bir tesisin insan sağlığını tehdit ettiğini ortaya koymaktadır? Varsa bu raporlar açıklansın. Bir işletmeyi bu iddiayla kapatmak itibar, çalışanlar ve ticari ilişkiler açısından ağır sonuçlar doğurur."
Kömür Sadece Konut Isınması Değildir
Belediyenin kömürün şehir ekonomisindeki rolünü yalnızca konut kullanımıyla sınırlı tutmasını eleştiren temsilciler; kömür depolarının sanayi kuruluşları, çay fabrikaları, balık ve süt ürünleri tesisleri, turizm işletmeleri, kamu kurumları ve çevre illere hizmet veren geniş bir lojistik ağının parçası olduğunu vurguladı.
1.410 Kişilik Doğrudan İstihdam Riski
Kömür sektörünün nakliyecilerden şoförlere, liman hizmetlerinden taşeronlara kadar geniş bir ekosistem oluşturduğu ifade edildi. Trabzon’da doğrudan 1.410 kişilik bir istihdamın bulunduğu belirtilerek, bu kararın çalışanların ve ailelerinin ekonomik hayatını doğrudan etkileyeceğine dikkat çekildi.
Trabzon Limanı ve Ticaret Hacmi
Kömür ticaretinin Trabzon Limanı’na gemi trafiği, yükleme-boşaltma ve depolama hacmi kazandırdığını belirten sektör yetkilileri, mevcut ticaret hacmini azaltmak yerine koruyup artırmanın yollarının aranması gerektiğini savundu.
Turizm ile Sanayi Birbirinin Düşmanı Değil
Değirmendere Vadisi’nin turizm güzergâhında bulunması nedeniyle tesislerin kapatılmak istenmesine yanıt veren temsilciler, dünyadaki birçok kentte gerekli çevresel önlemler alınarak turizm, lojistik ve ticaretin bir arada yürütüldüğünü hatırlattı. Çözümün doğrudan kapatma değil, alan standartlarını yükseltmek ve denetimleri artırmak olduğu vurgulandı.
"Mevcut Yerlerimizden Taşınmak İstemiyoruz"
Alternatif alan gösterilmesine ilişkin karara da değinen temsilciler, yıllardır yapılan altyapı ve tesis yatırımlarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:
"Yeni bir alana taşınmak; yeni ÇED süreçleri, izinler, altyapı ve ulaşım maliyetleri demektir. Bu maliyetleri kimin karşılayacağı belli değildir. Biz mevcut alanlarımızda gerekli çevresel yatırımları yapmaya hazırız."
"Belgeler, Raporlar ve Hukuk Konuşsun"
Açıklamanın son bölümünde adil, şeffaf ve somut verilere dayanan bir süreç istediklerini belirten Trabzon Kömür Sektörü Temsilcileri, çağrılarını şu sözlerle tamamladı:
"Mesele sadece sekiz kömür deposunun meselesi değildir. Mesele Trabzon’da yatırım yapan, çalışan ve ekmek kazanan insanların geleceğidir. Biz çevreyi koruyarak ticaret yapmak, çalışanlarımızı koruyarak faaliyet göstermek istiyoruz. Ayrıcalık değil, adalet istiyoruz."




