Dışişleri Bakanı Hakan Fidan; Türk dış politikası, ABD ve İran arasındaki ateşkes ve diğer dünya gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, AA Editör Masası'nda yaptığı açıklamalarda Türk dış politikası ve güncel küresel konulara da değindi.

Bakan Fidan, müzakere eden tarafların ateşkes konusunda samimi olduğunu belirtti ve nükleer konuda genel bir tıkanma olduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı'nın, savaşın küresel etkilerinin olduğunu gösteren önemli bir etken olduğunu ve geçişin engellenmemesi gerektiğini vurguladı.
İran'ın Hürmüz Boğazı ile ilgili taleplerini ileteceğini belirten Fidan, hiçbir ülkenin İran'a karşı yürütülen savaşın parçası olmak istemediğini dile getirdi.

Türkiye'nin de Hürmüz Boğazı'nın etkisini dolaylı olarak hissettiğini ve bunun ekonomiye uzun vadede yük bindireceğini ifade etti.
Krizin devam etmesi halinde Avrupa ve Asya'da enerji arzıyla ilgili sıkıntılar yaşanabileceğini belirten Fidan, Türkiye'nin barış yoluyla ilişkilerin yürütülmesi ve İran ile gerekli müzakerelerin yapılıp sorunların çözülmesi gerektiği pozisyonunda olduğunu söyledi.

"İKİ TARAF DA ATEŞKES KONUSUNDA SAMİMİ"

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları:

"Müzakerede bulunan taraflarla iletişim halindeydik. Geldiğimiz noktada ABD'liler daha net bir açıklama yaptılar. Nükleer konuda genel olarak bir tıkanmanın olduğu belirtildi. Bence burada taraflar başlangıç pozisyonlarını ortaya koydular daha sonra taraflar arabulucuların desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Benim gördüğü her iki tarafta ateşkes konusunda samimi.

HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ...

Emniyet'ten ilişiği kesilen binlerce kişiye kadro müjdesi!
Emniyet'ten ilişiği kesilen binlerce kişiye kadro müjdesi!
İçeriği Görüntüle

Hürmüz Boğazı savaşın bölgesel bir savaş olmadığının küresel etkilerinin de olduğunu gösteren en önemli etken. Hürmüz'den geçişin engellenmemesi gerekiyor. İranlıların Hürmüz Boğazı'yla ilgili belli taleplerini iletecektir. Hiçbir ülke İran'a karşı yürütülen savaşın parçası olmak istemiyor.

"BİZ DE DOLAYLI OLARAK HİSSETTİK"

Biz de Hürmüz Boğazı'nın etkisini dolaylı olarak hissediyoruz. Bu da ekonomiye uzun vadede büyük yük bindirir.

Birçok ülkede (Avrupa, Asya) enerji arzıyla ilgili sıkıntılar yaşayabilir, eğer kriz devam ederse... Bizim durduğumuz yer barış yoluyla ilişkilerin yürümesi. İran ile gerekli müzakerelerin yapılıp sorunların çözülmesi gerekiyor.

"HÜRMÜZLE İLGİLİ BİR SORUN KALACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM"

Müzakere sonuçlandığında Hürmüz ile ilgili bir sorun kalacağını düşünmüyorum. "Hürmüz'ün regülasyonuyla ilgili bir önerme getirilecek mi?" sorun burada başlıyor. Herkes tüm bu sıkıntılara geçici olduğunu düşünerek katlanıyor.

İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI

Lübnan'daki İsrail işgaline baktığımız zaman; bu İsrail bölgesel yayılmacılığını parçası olarak ortaya çıkıyor. Suriye'de de bir sorun olarak görüyoruz. Bu bizim için de büyük bir risk. Alan genişletme çabası İsrail için hep bir hedefti. İsrail güvenlik peşinde değil daha fazla toprak peşinde. İsrail kendi yapmadığı bir şeyi Lübnan Hükümeti'nden bekliyor. Hizbullah'ı silahsızlaştırma. Lübnan Hükümeti'nin gücü buna yetmez. Burada topyekûn bir ulusal çözümün yer alması gerekiyor.

SURİYE'DEKİ DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Suriye'de son on günde yoğun bir trafik içerisinde olduk. Özellikle İran'a yönelik savaşla alakalı ve Lübnan'a yönelik İsrail saldırıları çünkü Lübnan'dan Suriye'ye biliyorsunuz mülteci dönüşü oldu. Suriye bu süreç içerisinde çok şükür bir emin bölge olarak kaldı. Bu süreç içerisinde Suriye'ye hiçbir şey olmadı. Sadece Lübnan'dan gelen mülteci akını oldu. Tabi Körfez'de de devam eden bu savaşın olası etkileri ne olur bu süreci değerlendirdik.

Muhabir: Konuşan Trabzon