Cumhuriyet Halk Partisi Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, emekli maaşlarına yapılan artışa ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Bak, iktidarın emekliyi ve dar gelirliyi bilinçli biçimde yoksulluğa mahkûm ettiğini belirterek, “Bugün en düşük emekli maaşı 18 bin 938 TL’dir. Bu rakam bir zam değil, açıkça bir sadakadır. İktidar, emekliye ve dar gelirliye açlık ve sefalet ücretini reva görmektedir” dedi.
Emekli maaşlarının yaşam koşullarıyla hiçbir bağının kalmadığını ifade eden Bak, “Bu maaşla yaşa demek, halkın aklıyla alay etmek, yoksulluğu dayatmak ve insan onurunu yok saymaktır. İktidarın yıllardır gerçeklerden kopuk biçimde, dalga geçer gibi sürdürdüğü ‘ekonomi yolunda’ söylemleri açık bir vicdansızlıktır. Yapılan yanlışların bile isteye görmezden gelinmesi, halkın göz göre göre yoksulluğa ve ölüme terk edilmesidir” ifadelerini kullandı.
“TÜİK İÇİN MECLİS’TE DERHAL BAĞIMSIZ KOMİSYON KURULMASI ŞARTTIR!”
Türkiye İstatistik Kurumu’nun iktidarın talimatıyla hareket ettiğini savunan Bak, şunları söyledi:
“Buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz: TÜİK, yalancı bir kurumdur. İktidarın doğrudan talimatıyla halka yalan söylemektedir. Veriler bilinçli biçimde çarpıtılmakta, yoksulluk sistematik olarak gizlenmekte, gerçekler karartılmaktadır. AKP, iflas etmiş ekonomi politikalarının yolunda gittiği yalanını TÜİK eliyle halka dayatmaya çalışmaktadır. TÜİK’in açıkladığı verilerin tamamı, Meclis’te derhal kurulacak bağımsız bir komisyon tarafından araştırılmalı; bu manipülasyonun siyasi sorumluları açığa çıkarılmalıdır.”
“YANDAŞLARA HAZİNE GARANTİSİ, HALKA AÇLIK GARANTİSİ”
İktidarın ekonomi politikalarının toplumun büyük kesimini bilinçli olarak yoksullaştırdığını belirten Bak, “İktidar, kendi müteahhitlerine hazine garantili ihaleler dağıtırken; emekliyi, işçiyi ve memuru iktidar garantili açlığa mahkûm etmektedir. Yandaşlara sınırsız kaynak aktarılırken, halka düşen yalnızca yoksulluk, güvencesizlik ve belirsizliktir. Kamu kaynakları bir avuç sermaye grubuna peşkeş çekilirken, milyonlarca yurttaş bilinçli olarak yoksullaştırılmakta; halkın emeği ve alın teri planlı biçimde sömürülmektedir” dedi.
“ZAM DEĞİL, YOKSULLUĞUN KALICILAŞTIRILMASIDIR”
Maaş artışlarının algı yönetimiyle “zam” olarak sunulduğunu vurgulayan Bak, “AKP, ekonomi politikalarının çöktüğü gerçeğini gizlemek için algı yönetimine sarılmıştır. Maaş artışları ‘zam’ adı altında pazarlanmakta; ancak halkın cebine giren para her geçen gün yok olmaktadır. Yapılan bu artışlar bir iyileştirme değildir. Bu, maaşların bilinçli olarak değersizleştirilmesi, yoksulluğun kalıcı hâle getirilmesidir” diye konuştu.
“SARAYDA İSRAF VAR, HALKA SABIR DAYATILIYOR”
Enflasyonun düşürülemediğini, bunun faturasının halka kesildiğini söyleyen Bak, “Enflasyonu düşüremeyen iktidar, kendi beceriksizliğinin bedelini halka ödetmektedir. Sarayda israf sürerken, yandaşlara aktarılan kaynaklar katlanarak büyürken; emekliye ve memura utanmadan ‘sabır’ dayatılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“BU BİR ZORUNLULUK DEĞİL, SİYASİ TERCİHTİR”
Yaşanan ekonomik tablonun bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Bak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Halk bugün çok net bir soru sormaktadır: Bu ülkenin kaynağı kimler için vardır, kimler için yoktur? Yaşananlar bir zorunluluk değil, açık bir siyasi tercihtir. İktidar, kontrolü altındaki kurumlar aracılığıyla halkı yoksulluğa mahkûm etmekte ve bu düzeni bilinçli olarak sürdürmektedir.”
“2026 BÜTÇESİNDE HALK YOK, SARAY VE RANT VAR”
Meclis’te kabul edilen 2026 yılı bütçesine de tepki gösteren Bak, “Gelinen noktada gerçek nettir ve inkâr edilemez durumdadır. Bu iktidar geçim sorununu çözememekte, aksine her gün daha da derinleştirmektedir. Meclis’te kabul edilen 2026 yılı bütçesi de bu gerçeği tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Bu bütçede halk yoktur; saray vardır, rant vardır, faiz vardır. AKP, çalışan işçisini, emekçisini ve emeklisini bir kez daha açıkça yok saymıştır. Kaynaklar faize ve yandaşlara aktarılırken; halkın sofrasından, geleceğinden ve yaşam hakkından kesilmektedir” dedi.
“ERKEN SEÇİM ARTIK KAÇINILMAZDIR”
Açıklamasının sonunda erken seçim çağrısı yapan Bak, “Bu halk, kendisini bilinçli biçimde yoksulluğa mahkûm edenlerden demokratik yollarla mutlaka hesap soracaktır. Bu ülkenin kaybedecek bir günü daha yoktur. Sandık gecikmeden halkın önüne gelmelidir. Erken seçim derhal yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.




